"Daha çok spor yapacağım" gibi niyetler çoğu zaman havada kalır. Davranış bilimin en sağlam bulgularından biri: niyeti "Eğer [durum] olursa, [davranış] yapacağım" kalıbına dökmek, gerçekleşme olasılığını belirgin biçimde artırır.
Sıradan bir niyet (“daha sağlıklı yaşayacağım”) karar anını geleceğe bırakır — ve o an geldiğinde irade, yorgunluk ve dikkat dağınıklığıyla yarışır. Uygulama niyeti ise kararı önceden verir: durum (tetikleyici) ile davranışı zihinde birbirine bağlar. Durum gerçekleştiğinde davranış, yeniden karar vermeyi gerektirmeden, neredeyse otomatik tetiklenir.
İkinci güç, engel planlamasıdır: “motivasyonum düşerse ne yapacağım?” sorusunun cevabını da önceden vermek. Hedefi hayal etmekle yetinmeyip önündeki engeli ve karşı hamleni netleştirmek, davranış değişikliğinde farkı yaratan adımdır.
Uygulama niyetleri (implementation intentions), sosyal psikolog Peter Gollwitzer’in 1990’lardan bu yana geliştirdiği bir tekniktir; Gollwitzer ve Paschal Sheeran’ın 90’dan fazla çalışmayı kapsayan meta-analizi, hedefe ulaşmada orta-büyük düzeyde bir etki bildirmiştir — davranış değişikliği alanının en sağlam bulgularındandır. Engel adımı, Gabriele Oettingen’in “zihinsel karşılaştırma” (mental contrasting / WOOP) yöntemine dayanır.
Niyet planlayıcı bir davranış değişikliği aracıdır; tıbbi/psikolojik tedavi yerine geçmez.