Ana sayfa/Sözlük/Kişilik
KişilikPsikoloji sözlüğü

İnkâr (Denial)

İnkâr (Denial), kişinin dayanılmaz veya kaygı verici bulduğu bir gerçeği, bunun apaçık kanıtlarına rağmen kabul etmeyi reddettiği bir savunma mekanizmasıdır. İnkârda birey, tehdit edici bilgiyi bilinçdışı bir çabayla adeta yokmuş gibi ele alır ve böylece o an için katlanılmaz duygulardan korunur.

Kavram, psikanalitik gelenekte tanımlanmış ve özellikle Anna Freud'un savunma mekanizmaları üzerine çalışmalarında ayrıntılandırılmıştır. İnkâr, gerçekliğin çarpıtılmasını içerdiği için daha ilkel savunmalardan biri olarak kabul edilir; çünkü kaygıyı yönetmek adına dış gerçeklikle teması zayıflatır.

Günlük hayatta

İnkâr, kayıp ve yas süreçlerinde sık görülür: ağır bir haberi alan kişinin ilk tepkisi çoğu zaman "hayır, bu doğru olamaz" olur. Ciddi bir sağlık sorununun belirtilerini görmezden gelmek, bir bağımlılığın varlığını reddetmek ya da ilişkideki bariz sorunları "her şey yolunda" diyerek geçiştirmek de inkârın günlük biçimleridir. Bu tepkiler kişiyi ani ve büyük bir duygusal sarsıntıdan korur.

Ne zaman sorun hâline gelir?

Kısa süreli inkâr, sarsıcı bir gerçeğe uyum sağlamak için zaman kazandıran doğal bir tepki olabilir. Ancak uzadığında ve katılaştığında, kişinin gerekli adımları atmasını engelleyebilir. Örneğin bir hastalığı inkâr etmek tedaviyi geciktirebilir; bir bağımlılığı inkâr etmek yardım almayı zorlaştırabilir. Böylece inkâr, koruyucu işlevini yitirip zarara dönüşür.

İnkârı fark etmek, çoğu zaman güç ister; çünkü mekanizmanın doğası gereği kişi gerçeği görmekten kaçınır. Güvenli ilişkiler ve destek, dayanılmaz görünen gerçeğin küçük parçalar hâlinde kabul edilmesini kolaylaştırır. Gerçeği kabullenmek acı verse de, ancak kabul ettiğimiz şeyle baş edebilir ve iyileşme yolunda ilerleyebiliriz.

İnkârın yas ve uyum süreçlerindeki rolü, onu doğal bir insan tepkisi olarak anlamamızı sağlar; sarsıcı bir gerçek, çoğu zaman ancak parça parça sindirilebilir ve inkâr bu sürece zaman tanır. Bu yüzden bir yakınımız inkâr içindeyken onu gerçeğe zorla itmek genellikle işe yaramaz; sabırlı, güvenli bir varlık sunmak daha yardımcıdır. Kişi kendini yeterince güvende hissettikçe, dayanılmaz görünen gerçeği kabul etmeye adım adım hazır hâle gelir. Kabul, iyileşmenin başladığı yerdir.

Bilimsel kaynak

Kavram, Sigmund ve Anna Freud'un temsil ettiği psikanalitik geleneğe dayanır.

Önemli

Bu tanım bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi/psikolojik tanı yerine geçmez. Tüm sözlüğe dön ↗