Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), kişinin istem dışı ve rahatsız edici düşüncelerle (obsesyonlar) ve bu düşüncelerin yarattığı kaygıyı azaltmak için tekrar tekrar yaptığı davranış ya da zihinsel eylemlerle (kompulsiyonlar) tanımlanan bir ruhsal bozukluktur. Bu döngü, kişinin zamanını, enerjisini ve işlevselliğini önemli ölçüde etkiler.
OKB, klinik psikoloji ve psikiyatri literatüründe bir kaygı temelli bozukluk geleneği içinde ele alınır. Obsesyonlar; bulaşma korkusu, zarar verme düşünceleri, simetri ihtiyacı ya da kuşku gibi biçimlerde ortaya çıkar. Kompulsiyonlar ise el yıkama, kontrol etme, sayma, düzenleme veya içsel dua ve tekrarlar biçiminde görülür. Nörobilimsel araştırmalar, OKB'de belirli beyin devrelerinin ve serotonin sisteminin rol oynadığına işaret etmektedir.
Nasıl işler?
OKB'nin özü bir kısır döngüdür: rahatsız edici bir düşünce yoğun kaygı yaratır; kişi bu kaygıyı azaltmak için bir kompulsiyon yapar; kompulsiyon kısa süreli rahatlama sağlar; ancak bu rahatlama, davranışın tekrarlanmasını pekiştirir ve obsesyonu uzun vadede güçlendirir. Örneğin kapıyı kilitlediğinden emin olamayan kişi, defalarca kontrol eder ama kuşku her seferinde geri döner.
Yaygın yanlış anlamalar
Günlük dilde "OKB" sözcüğü, titizlik ya da düzen sevgisiyle karıştırılır. Oysa gerçek OKB'de kompulsiyonlar keyif değil, yoğun kaygıdan kurtulma çabasıdır ve kişinin isteği dışında, kontrol edilemez biçimde yaşanır. Bu davranışlar çoğu zaman kişiye anlamsız ya da abartılı gelir; ama yapmamak dayanılmaz bir sıkıntı doğurur.
OKB, etkili biçimde tedavi edilebilen bir bozukluktur. Özellikle maruz bırakma ve tepki önleme temelli bilişsel davranışçı terapi ile gerektiğinde ilaç desteği, döngüyü kırmada yardımcı olur. OKB yaşayan birinin bu düşünceleri "seçmediğini" bilmek, hem öz-şefkati hem de destek aramayı kolaylaştırır; profesyonel yardımla yaşam kalitesi belirgin biçimde iyileşebilir.
OKB ile yaşayan biri için en zorlayıcı deneyimlerden biri, rahatsız edici düşüncelerin içeriğinden utanç duymaktır; oysa istem dışı gelen bu düşünceler kişinin karakterini ya da gerçek isteklerini yansıtmaz. Herkesin zihninden zaman zaman garip ya da rahatsız edici düşünceler geçer; OKB'de farklı olan, bu düşüncelere yüklenen aşırı anlam ve onları etkisizleştirme çabasıdır. Bunu bilmek, hem öz-şefkati hem de yardım aramayı kolaylaştırır. Uygun terapi ve gerektiğinde ilaç desteğiyle, döngü kırılabilir ve yaşam kalitesi belirgin biçimde iyileşebilir.
OKB'nin tanımı, DSM gibi tanı sistemleri ile klinik psikoloji ve psikiyatri araştırma geleneğine dayanır.