Gaslighting (Türkçede “Gaz Lambası” olarak da bilinir), bir kişinin başka birinin gerçeklik algısına, hafızasına ve akıl sağlığına sistematik biçimde şüphe düşürerek onu kontrol altına almaya çalıştığı psikolojik manipülasyon biçimidir. Gaslighting yapan kişi, olayları inkâr eder, çarpıtır ya da “sen çok abartıyorsun”, “öyle bir şey olmadı”, “sen delirdin mi” gibi ifadelerle karşısındakine kendi algısından kuşku duydurur.
Bu manipülasyonun tehlikesi, yavaş ve sinsi işlemesidir. Zamanla kişi kendi hafızasına, sezgilerine ve duygularına güvenini yitirir. “Belki de gerçekten ben yanlış hatırlıyorum” diye düşünmeye başlar. Bu bağımlılık, manipülatörün gücünü artırırken mağdurun öz-güvenini ve gerçeklik zeminini aşındırır.
Günlük hayatta
Gaslighting yalnızca romantik ilişkilerde değil; aile, iş ve arkadaşlık ilişkilerinde de görülebilir. İşaretleri arasında sürekli kendini sorgulama, “çıldırıyor muyum” hissi, sürekli özür dileme, karşı tarafın önünde duygularını doğrulama ihtiyacı ve giderek artan bir kafa karışıklığı yer alır. Kişi çoğu zaman ne olduğunu adlandıramadan yıpranır.
Bilimsel temeli
Terim, adını 1938 tarihli, Türkçeye “Gaz Lambası” adıyla geçen “Gas Light” oyunundan (ve 1944 film uyarlamasından) alır; oyunda bir koca, karısını deli olduğuna inandırmak için evdeki gaz lambalarını kısar ve sonra bunu inkâr eder. Psikoloji literatüründe gaslighting, duygusal istismarın ve manipülasyonun bir biçimi olarak ele alınır. Narsistik istismar örüntülerinde sık görülür ve mağdurda kaygı, depresyon ve öğrenilmiş çaresizliğe yol açabilir.
Gaslighting’in etkisi zamanla derinleşir; çünkü kişi kendi algısına duyduğu güveni kaybettikçe manipülatöre daha bağımlı hâle gelir. “Ben mi yanlış anlıyorum” sorusu bir alışkanlığa dönüşebilir ve kişi en temel gözlemlerinde bile teyide muhtaç hisseder. Bu durum, kronik bir kararsızlık, kaygı ve öz-güven kaybına yol açar. Gaslighting yalnızca büyük yalanlarla değil, küçük ve sürekli inkârlarla da işler; bu yüzden fark edilmesi güçtür. Olan biteni not almak ve güvenilir tanıklara başvurmak, gerçekliğe yeniden tutunmaya yardımcı olur.
Gaslighting’i tanımak, kişinin “deli olmadığını”, algısının geçerli olduğunu yeniden hatırlamasına yardımcı olur. Olayları yazmak, güvenilir kişilerle gerçeği kontrol etmek ve sınır koymak; kendi gerçekliğine güveni onarmanın ve zarar veren dinamikten çıkmanın kritik adımlarıdır.
Terim 1938 tarihli “Gas Light” oyunundan gelir; psikoloji literatüründe duygusal istismar ve manipülasyonun bir biçimi olarak tanımlanır.