Kronik stres, bir tehdit ya da baskının uzun süre boyunca devam etmesi sonucu, bedenin stres yanıt sisteminin sürekli etkin kalması ve dinlenip toparlanamamasıyla oluşan uzun süreli stres durumudur. Kısa süreli akut stresten farkı, geçici olmaması ve zamanla bedeni ve zihni yıpratmasıdır.
İş yükü, ekonomik zorluklar, zorlu ilişkiler, süregelen sağlık sorunları ya da güvensiz bir yaşam ortamı kronik strese yol açabilir. Beden, kısa süreli tehlikeler için tasarlanmış alarm sistemini uzun süre kapatamadığında, bu sistem koruyucu olmaktan çıkıp zarar verici hâle gelir.
Bilimsel temeli
Hans Selye, uzun süreli strese verilen bedensel yanıtı Genel Uyum Sendromu olarak tanımlamış ve alarm, direnç ve tükenme aşamalarını göstermiştir. Kronik streste HPA ekseni sürekli etkin kalır ve kortizol düzeyi kronik olarak yükselir. Bu durum bağışıklık, uyku, hafıza, ruh hâli ve kalp-damar sağlığını olumsuz etkiler. Bruce McEwen'in allostatik yük kavramı, sürekli uyum çabasının bedende biriken aşınmasını açıklar.
Günlük hayatta
Kronik stres yaşayan biri sürekli gergin ve yorgun hissedebilir, kolayca sinirlenebilir, uyku ve konsantrasyon sorunları yaşayabilir, baş ağrısı, kas gerginliği ve sindirim sorunları çekebilir. Kişi bu duruma o kadar alışır ki, gerginliği artık “normal hâli” sanabilir; oysa beden sessizce yıpranmaktadır.
Kronik stresi akut stresten ayıran temel özellik, tehdidin ve bedensel alarmın süresidir. Akut stres kısa, keskin ve toparlanmayla sonlanan bir yanıtken; kronik streste alarm sistemi bir türlü kapanmaz ve beden dinlenip onarılamaz. Bedenimizin stres yanıtı kısa süreli tehlikeler için tasarlanmıştır; uzun süre etkin kaldığında koruyucu olmaktan çıkıp yıpratıcı hâle gelir. Kronik stresin sinsi yanı, kişinin ona alışması ve sürekli gerginliği normal hâli sanmasıdır. Oysa arka planda bağışıklık, uyku, hafıza, ruh hâli ve kalp-damar sağlığı sessizce etkilenir. Bu görünmez birikim, allostatik yük kavramıyla tanımlanır ve zamanla bedensel sağlığı da tehdit eder.
Kronik stresle baş etmek, hem stres kaynaklarını azaltmayı hem de bedenin toparlanmasına alan açmayı gerektirir. Uyku, hareket, sosyal bağ, gevşeme teknikleri ve gerektiğinde sınır koymak stres sistemini yatıştırır. Bedenin dinlenme ve onarım moduna geçmesine izin vermek, uzun vadeli sağlık için hayati önemdedir.
Stresin bedensel evrelerini Hans Selye (Genel Uyum Sendromu) tanımlamış; allostatik yük kavramını Bruce McEwen geliştirmiştir. Stres değerlendirmesi boyutuna Richard Lazarus katkı sunmuştur.