Ana sayfa/Sözlük/Klinik Bozukluklar
Klinik BozukluklarPsikoloji sözlüğü

Bulimiya Nervoza

Bulimiya Nervoza, kontrolsüz biçimde çok miktarda yeme (tıkınma) dönemlerinin, ardından bu yemeği telafi etmeye yönelik davranışlarla (kusma, laksatif kullanımı, aşırı egzersiz ya da açlık) izlendiği bir yeme bozukluğudur. Bu döngü, kişinin kilosuna ve bedenine dair yoğun bir kaygıyla iç içe geçer.

Bulimiya nervozayı diğer yeme bozukluklarından ayıran şey bu “tıkınma–telafi” döngüsüdür. Tıkınma dönemi sırasında kişi kontrolünü kaybettiğini hisseder; sonrasında ise yoğun bir suçluluk, utanç ve tiksinti duygusu belirir. Telafi davranışı bu duyguları geçici olarak hafifletir, ama uzun vadede utancı ve döngünün kendisini pekiştirir. Anoreksiyanın aksine kişi çoğunlukla normal ya da normale yakın kiloda olduğu için bu tablo dışarıdan kolayca fark edilmez.

Nasıl ortaya çıkar?

Araştırmalar bulimiyanın gelişiminde genetik yatkınlık, duygu düzenleme güçlükleri, düşük öz-değer, dürtüsellik ve zayıflığı yücelten kültürel baskıların rol oynadığını gösterir. Tıkınma davranışı çoğu zaman bir duygu düzenleme çabasıdır: Kaygı, öfke, yalnızlık ya da boşluk hissi, yemekle bastırılmaya çalışılır. Bu yönüyle bulimiya, yalnızca bir yeme sorunu değil, zor duygularla baş etme biçimidir.

Günlük hayatta

Günlük yaşamda bu tablo; gizli gizli yeme, yemekten sonra tuvalete gitme, diyet ile tıkınma arasında gidip gelme, diş ve boğaz sorunları ve yemek konusunda yoğun bir gizlilik biçiminde görülebilir. Kişi genellikle bu döngüden derin bir utanç duyar ve yardım istemekte zorlanır.

Bulimiyanın kişinin kilosundan bağımsız olarak var olabildiğini bilmek önemlidir; bu yüzden dış görünüşe bakarak “sorun yok” diye düşünmek yanıltıcıdır. Asıl mesele döngünün kendisi ve altındaki duygusal yüktür; iyileşme, yemeği bir düşman olmaktan çıkarıp bedenle barışık bir ilişki kurmayı içerir.

Yakınlar için en yardımcı tutum, yemek ya da kilo üzerine yorum yapmaktan kaçınmak ve kişinin utancını artırmadan, duygularını konuşabileceği güvenli bir alan sunmaktır. Bulimiyanın gizlilikle beslendiğini bilmek, sabırlı ve yargısız bir yaklaşımın ne kadar değerli olduğunu gösterir; iyileşme çoğu zaman bu güven ortamında başlar.

Bulimiya nervoza tedaviye iyi yanıt veren bir tablodur; özellikle bilişsel davranışçı terapi, tıkınma–telafi döngüsünü kırmada etkilidir. Bu kavramı anlamak, döngünün ardındaki utancı ve duygusal ihtiyacı görmeyi ve kişiye yargılamadan, iyileşmenin mümkün olduğunu hatırlatarak yaklaşmayı sağlar.

Bilimsel kaynak

Terim 1979’da Gerald Russell tarafından tanımlanmıştır; tedavide bilişsel davranışçı terapi literatürü öne çıkar.

Önemli

Bu tanım bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi/psikolojik tanı yerine geçmez. Tüm sözlüğe dön ↗