Ana sayfa/Sözlük/Klinik Bozukluklar
Klinik BozukluklarPsikoloji sözlüğü

Anoreksiya Nervoza

Anoreksiya Nervoza, kişinin kilo almaktan yoğun bir korku duyması, yemeyi ciddi biçimde kısıtlaması ve beden algısının gerçeklikten kopması ile seyreden ağır bir yeme bozukluğudur. Bu tabloda kişi, tıbbi olarak zayıf ya da tehlikeli derecede düşük kiloda olsa bile kendini “kilolu” görmeye devam edebilir.

Anoreksiya nervozanın özü yalnızca yemek değil, kontrol ve öz-değer meselesidir. Yeme miktarını, kiloyu ve bedeni katı biçimde denetlemek, kişiye içsel bir güvenlik ve başarı hissi verir. Bu nedenle kısıtlama, dışarıdan anlamsız görünse de kişi için bir başa çıkma stratejisine dönüşür. Ne yazık ki bu strateji, hem bedeni hem ruhu ciddi biçimde yıpratır.

Bilimsel temeli

Bilimsel çalışmalar anoreksiyanın güçlü bir genetik bileşeni olduğunu ve beynin ödül, kaygı ve doygunluk sistemlerindeki farklılıklarla ilişkili olduğunu gösterir. Mükemmeliyetçilik, yüksek kaygı ve kontrol ihtiyacı sık eşlik eden mizaç özellikleridir. Açlık durumunun kendisi de beyni etkileyerek katı düşünceyi ve takıntılı örüntüleri pekiştirir; böylece kısır bir döngü oluşur. Anoreksiya, tüm ruhsal hastalıklar arasında bedensel açıdan en ölümcül seyredebilenlerden biridir; bu yüzden ciddiye alınması hayatidir.

Günlük hayatta

Günlük yaşamda bu tablo; öğün atlama, yiyecekleri “iyi” ve “kötü” diye ayırma, yemek yeme ritüelleri, aşırı egzersiz, sürekli tartılma, soğuğa dayanıksızlık ve sosyal yemeklerden kaçınma biçiminde görülebilir. Kişi çoğu zaman bir sorunu olduğunu inkâr eder, çünkü kısıtlama ona kontrol ve başarı hissi verir.

Anoreksiyayı bir irade meselesi ya da “sadece daha çok yemek” sorunu olarak görmek, hastalığın derinliğini gözden kaçırmaktır. Kişinin bedenine dair çarpık algısı gerçek bir yaşantıdır; iyileşme, hem bedensel toparlanmayı hem de altta yatan duygusal ihtiyaçların şefkatle ele alınmasını gerektirir.

Yakınların, kişinin kilosu ya da görünümü üzerine yorum yapmak yerine duygusal dünyasına ilgi göstermesi ve profesyonel yardıma nazikçe yönlendirmesi büyük önem taşır. Anoreksiyada erken ve kararlı müdahale, hem bedensel hem ruhsal iyileşme şansını belirgin biçimde artırır; bekleyip görmek çoğu zaman tabloyu ağırlaştırır.

İyileşme mümkündür, ancak genellikle beslenme desteği, psikoterapi ve tıbbi takibi birleştiren ekip çalışması gerektirir. Erken müdahale gidişatı belirgin biçimde iyileştirir. Anoreksiya nervozayı anlamak, onu bir “inatçılık” ya da “moda kaygısı” olarak görmekten uzaklaşıp, altındaki derin çaresizliği ve şefkat ihtiyacını görebilmek anlamına gelir.

Bilimsel kaynak

Terim 19. yüzyılda William Gull tarafından adlandırılmıştır; güncel anlayış psikiyatri ve nörobilim araştırmalarının ortak birikimine dayanır.

Önemli

Bu tanım bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi/psikolojik tanı yerine geçmez. Tüm sözlüğe dön ↗