Ana sayfa/Sözlük/Duygular & Duygu Düzenleme
Duygular & Duygu DüzenlemePsikoloji sözlüğü

Duygusal Okuryazarlık

Duygusal okuryazarlık, kişinin kendi ve başkalarının duygularını tanıma, doğru biçimde adlandırma, anlama ve uygun bir dille ifade edebilme becerisidir. Tıpkı okuma yazma gibi öğrenilebilen bir “duygu dili” olarak düşünülebilir; duygusal okuryazarlığı yüksek biri, iç dünyasını kelimelere dökebilir ve bu sayede duygularını daha iyi yönetebilir.

Bilimsel temeli

Kavram, duygusal zeka literatürüyle yakından ilişkilidir ve “emotional literacy” terimini popülerleştiren isimler arasında psikolog Claude Steiner anılır. Duygusal okuryazarlık, duygusal zekanın temel bir bileşeni olan duyguları algılama ve anlama yeteneğine dayanır. Araştırmalar, duyguları ayrıntılı ve doğru biçimde ayırt edebilme becerisinin (duygusal ayrımlaşma/granülerlik) daha iyi duygu düzenleme ve daha düşük ruh sağlığı riskleriyle ilişkili olduğunu göstermiştir; “kötü hissediyorum” demek yerine “hayal kırıklığına uğradım ve biraz da kaygılıyım” diyebilmek, o duyguyla baş etmeyi kolaylaştırır.

Nörobilimsel bir bulgu da ilgi çekicidir: duyguları sözcüklere dökmek (duyguları isimlendirme), amigdala etkinliğini azaltıp düzenleyici beyin bölgelerini devreye sokarak duygusal yoğunluğu yatıştırabilir. Yani duyguları adlandırmak, onları evcilleştirmenin bir yoludur.

Günlük hayatta

Bir çocuğun “canım sıkkın” diyebilmesi, bir yetişkinin partnerine “bu davranış beni yalnız hissettirdi” diye açıklayabilmesi ya da öfkenin altında aslında incinmişlik olduğunu fark etmek duygusal okuryazarlığın örnekleridir. Bu beceri, patlamalar ya da içe kapanmalar yerine sağlıklı iletişimi mümkün kılar.

Duygusal okuryazarlık çocuklukta desteklenebilen bir beceridir; duygularına isim verilen, duyguları ciddiye alınan ve “üzülmek de normal” mesajını alan çocuklar, bu beceriyi daha sağlam geliştirir. Ancak yetişkinlikte de öğrenmek için asla geç değildir. Duygu çarkı ya da duygu sözcükleri listeleri gibi araçlar, belirsiz iç deneyimlere daha ince adlar bulmayı kolaylaştırır. Duygularını daha ayrıntılı adlandırabilen kişi, hangi ihtiyacının karşılanmadığını da daha net görür ve buna göre daha isabetli adımlar atabilir.

Duygularını daha ince ayırt edebilen kişilerin, onlarla baş etmede belirgin biçimde daha başarılı olduğunu gösteren araştırmalar, duygusal okuryazarlığı soyut bir erdemden çıkarıp somut bir ruh sağlığı becerisine dönüştürür. “Kötü hissediyorum” ile “yorgun, hayal kırıklığına uğramış ve biraz da yalnız hissediyorum” arasındaki fark, doğru adımı atabilmenin farkıdır. Duygusal okuryazarlığı geliştirmek, iç dünyanızla daha net bir ilişki kurmanızı sağlar. Duygularınızı tanıyıp adlandırdıkça, onların esiri olmaktan çıkar, onları anlamlı bilgiler olarak kullanmaya başlarsınız; bu da hem öz-farkındalığı hem de ilişkileri derinleştirir.

Bilimsel kaynak

Kavram duygusal zeka literatürüne dayanır; “duygusal okuryazarlık” terimini psikolog Claude Steiner popülerleştirmiştir.

Önemli

Bu tanım bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi/psikolojik tanı yerine geçmez. Tüm sözlüğe dön ↗