Ana sayfa/Sözlük/Duygular & Duygu Düzenleme
Duygular & Duygu DüzenlemePsikoloji sözlüğü

Aleksitimi (Duygu Körlüğü)

Aleksitimi (duygu körlüğü), kişinin kendi duygularını tanımakta, ayırt etmekte ve sözcüklerle ifade etmekte belirgin zorluk yaşadığı bir kişilik özelliği ya da eğilimidir. Terim kelime kökeni olarak “duygular için söz yokluğu” anlamına gelir. Aleksitimi bir hastalık değil, duyguları işleme biçimindeki bir farklılıktır ve derecesi kişiden kişiye değişir.

Bilimsel temeli

Kavram, 1970’lerde psikiyatr Peter Sifneos tarafından ortaya atıldı. Aleksitimi üç temel özellikle tanımlanır: duyguları tanıma ve tarif etmede güçlük, duyguları bedensel duyumlardan ayırt etmede zorluk ve dışa dönük, somut, hayal gücünden yoksun bir düşünme biçimi. Aleksitimisi olan kişiler duygularını hissetmez değildir; daha çok bu iç deneyimleri fark edip adlandırmakta zorlanır. Örneğin kalpleri hızla çarparken bunu kaygı olarak değil, yalnızca bedensel bir rahatsızlık olarak yaşayabilirler.

Aleksitimi; depresyon, kaygı, travma öyküsü, otizm spektrumu ve psikosomatik yakınmalarla ilişkilendirilmiştir, ancak bunlardan bağımsız olarak da bulunabilir. Bir teoriye göre, duyguları düzenleyen ve dile döken beyin ağları arasındaki iletişimdeki farklılıklarla bağlantılı olabilir. Aleksitiminin bir kusur değil, bir işleme farklılığı olduğunu ve bir dereceye kadar geliştirilebileceğini belirtmek önemlidir.

Günlük hayatta

“Nasıl hissediyorsun?” sorusuna “bilmiyorum” ya da “normal” dışında yanıt bulamamak, üzgün ya da öfkeli olduğunu ancak başkaları söyleyince fark etmek veya duyguları hep bedensel şikâyetler (baş ağrısı, mide sıkışması) olarak yaşamak aleksitiminin örnekleridir. Bu, ilişkilerde duygusal yakınlığı zorlaştırabilir.

Aleksitimi, ilişkilerde önemli yansımalar doğurabilir. Duygularını fark edip ifade etmekte zorlanan bir kişi, partneri tarafından “ilgisiz” ya da “soğuk” olarak yorumlanabilir; oysa çoğu zaman duyguları hissetmiyor değil, onları adlandıramıyordur. Bu farkı bilmek, hem kişinin kendisine hem de yakınlarına daha anlayışlı yaklaşmasını sağlar. Bedensel duyumları (kalp çarpıntısı, mide sıkışması, yorgunluk) gözlemleyip bunların hangi duygulara karşılık gelebileceğini merak etmek, duygu farkındalığına açılan somut bir başlangıç noktası olabilir.

Aleksitimiyi anlamak, kendini ya da bir yakınını “duygusuz” diye yargılamak yerine, duyguları tanıma becerisinin öğrenilebilir olduğunu görmeye yardımcı olur. Bedensel sinyalleri gözlemlemek, duygu sözcükleriyle tanışmak ve duyguları adlandırma pratiği yapmak; iç dünyaya açılan bir kapı aralayabilir.

Bilimsel kaynak

Kavramı 1970’lerde psikiyatr Peter Sifneos ortaya attı.

Önemli

Bu tanım bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi/psikolojik tanı yerine geçmez. Tüm sözlüğe dön ↗