Ana sayfa/Sözlük/Travma & Stres
Travma & StresPsikoloji sözlüğü

Gelişimsel Travma

Gelişimsel travma, çocukluğun erken ve kritik dönemlerinde, bakım verenle ilişki bağlamında yaşanan süregelen örselenmelerin (ihmal, istismar, tutarsız veya korkutucu bakım) gelişmekte olan beyni, bağlanma sistemini ve kişiliği kalıcı biçimde etkilemesidir. Travmanın “ne zaman” yaşandığı burada belirleyicidir: erken dönem, temel güven ve düzenleme kapasitelerinin kurulduğu dönemdir.

Gelişimsel travma, tek bir olaydan çok, güvenlik ve bağ ihtiyacının karşılanmadığı bir ilişki ortamının süregelen etkisidir. Çocuk, dünyanın güvenli olup olmadığını ve kendi değerini, bu erken ilişkiler üzerinden öğrenir; örselenme bu temeli zedeler.

Bilimsel temeli

Bessel van der Kolk ve meslektaşları, çocuklukta süregelen travmanın klasik TSSB tanısına sığmadığını, gelişimin birçok alanını etkilediğini vurgulayarak “gelişimsel travma bozukluğu” kavramını önermiştir. Bağlanma kuramı ve nörobilim, erken dönemde süregelen stresin duygu düzenleme, dürtü kontrolü ve öz-değer sistemlerini şekillendirdiğini gösterir. Bu, bir karakter kusuru değil, gelişimin travmaya uyum sağlamasının sonucudur.

Günlük hayatta

Gelişimsel travması olan bir yetişkin, yoğun duyguları düzenlemekte zorlanabilir, ilişkilerde güven ve yakınlık kurmakta güçlük çekebilir, kronik bir değersizlik ya da boşluk hissi taşıyabilir. Kişi “Neden herkes gibi olamıyorum?” diye kendini eleştirebilir; oysa bu örüntüler erken dönemde öğrenilmiş hayatta kalma biçimleridir.

Gelişimsel travmayı diğer travma biçimlerinden ayıran kritik değişken zamanlamadır: örselenmenin ne olduğu kadar ne zaman yaşandığı da belirleyicidir. Erken çocukluk, temel güvenin, duygu düzenleme kapasitesinin ve öz-değer duygusunun kurulduğu dönemdir; bu temel atılırken yaşanan süregelen travma, ilerideki birçok kapasitenin gelişimini etkiler. Bu nedenle gelişimsel travma, klasik TSSB tanısından daha geniş bir tabloya yol açar ve kişiliğin dokusuna işler. Bir başka önemli nokta, bu travmanın çoğu zaman tek tek büyük olaylardan değil, güvenlik ve bağın sürekli eksik kaldığı bir ilişki ortamından kaynaklanmasıdır; bu da onu görünmez ve tanınması güç kılar.

Gelişimsel travma, beynin değişme kapasitesi sayesinde iyileştirilebilir. Güvenli ve tutarlı ilişkiler, duygu düzenleme becerilerini kurmaya odaklanan terapiler ve öz-şefkat, erken dönemde eksik kalan güven temelini yeniden inşa edebilir. İyileşme, geçmişi değiştirmek değil, onun bugüne yazdığı hikâyeyi yeniden yazabilmektir.

Bilimsel kaynak

Gelişimsel travma bozukluğu kavramını Bessel van der Kolk ve ekibi önermiştir; temeli John Bowlby'nin bağlanma kuramı ve erken stresin nörobilimi araştırmalarına dayanır.

Önemli

Bu tanım bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi/psikolojik tanı yerine geçmez. Tüm sözlüğe dön ↗