Kaçıngan bağlanma, kişinin duygusal yakınlıktan rahatsızlık duyduğu, bağımsızlığa ve kendine yeterliğe aşırı değer vererek yakın ilişkilerde mesafeyi koruma eğiliminde olduğu bağlanma stilidir. Kaçıngan bağlanan biri sevgiyi ister; ancak yakınlık arttıkça kendini sıkışmış hisseder ve içgüdüsel olarak geri çekilir.
Bu stil genellikle çocuklukta duygusal ihtiyaçların tutarlı biçimde karşılanmadığı, ağlamanın ya da yardım istemenin görmezden gelindiği ortamlarda gelişir. Çocuk, kimseye ihtiyaç duymamayı bir hayatta kalma stratejisi olarak öğrenir: “Duygularımı kimseye göstermezsem incinmem.” Bu, güçlü bir özerklik cephesinin altında bastırılmış bir yakınlık ihtiyacı bırakır.
Günlük hayatta
Kaçıngan bağlanan kişi, ilişki ciddileşmeye başladığında geri adım atabilir, duygusal konuşmalardan kaçınabilir ve “bana alan lazım” diyerek uzaklaşabilir. Partnerin yakınlaşma çabalarını “boğucu” bulabilir, kendi kırılganlığını göstermekte zorlanır. Dışarıdan soğuk ya da ilgisiz görünse de içeride çoğu zaman bastırılmış bir gerilim taşır.
Bilimsel temeli
Kaçıngan bağlanma, Ainsworth’ün “kaçıngan” örüntüsüne dayanır. İlginç biçimde, bu bebekler ayrılık anında dışarıdan sakin görünse de fizyolojik ölçümlerde stres tepkilerinin yüksek olduğu saptanmıştır. Yani rahatlık görüntüsü, duyguyu bastırmanın bir sonucudur. Yetişkin araştırmaları bu stili yüksek “bağlanma kaçınması” boyutuyla tanımlar.
Kaçıngan bağlanan kişi, ilişkilerde çoğu zaman güçlü ve bağımsız görünmesine rağmen, yakınlık taleplerini bir baskı gibi deneyimler. Duygularını paylaşmaktansa konuyu değiştirmeyi, meşgul olmayı ya da fiziksel olarak uzaklaşmayı tercih edebilir. Bu geri çekilme partneri incitir; ancak kaçıngan kişi için mesafe, incinmeye karşı öğrenilmiş bir kalkandır. Araştırmalar, bu kişilerin duygusal uyarılmayı bilinçli düzeyde bastırsa da bedensel olarak stres yaşamaya devam ettiğini gösterir. Yani sükûnet görüntüsü, çoğu zaman bastırılmış bir gerilimi örter.
Kaçıngan bağlanmayı anlamak, mesafe ihtiyacının bir “sevgisizlik” değil, öğrenilmiş bir koruma biçimi olduğunu görmeyi sağlar. Duyguları küçük adımlarla ifade etmeyi denemek ve güvenli ilişkilerde kırılganlığa alan açmak, yakınlığın tehdit değil kaynak olabileceğini deneyimlemeye yardımcı olur.
Kaçıngan bağlanma, Ainsworth’ün “kaçıngan” örüntüsüne dayanır; yetişkin araştırmalarında yüksek bağlanma kaçınması boyutuyla incelenir.