Korkulu-kaçıngan bağlanma, kişinin aynı anda hem yakınlığa güçlü bir özlem duyduğu hem de yakınlıktan derin bir korku hissettiği, dağınık ve çelişkili bir bağlanma stilidir. Bu örüntüde birey ilişkiyi hem ister hem de ondan kaçar; “yaklaş ama fazla yaklaşma” gibi çelişik bir iç dünyada yaşar. Bu nedenle bazen “kaygılı-kaçıngan” olarak da adlandırılır.
Korkulu-kaçıngan bağlanma çoğunlukla, bakım verenin aynı zamanda korku kaynağı olduğu çocukluk ortamlarında gelişir. Yani çocuğun sığınması gereken kişi, aynı zamanda tehdidin kaynağıdır. Bu çözümsüz durum, “sana ihtiyacım var ama sana güvenemem” biçiminde bir iç modele yol açar. Yakınlık hem güvenlik hem tehlike olarak kodlanır.
Günlük hayatta
Bu stildeki kişi ilişkilerde inişli çıkışlı bir seyir yaşayabilir: Önce tutkuyla yaklaşır, ardından panikleyip uzaklaşır. Güveni test etme, sık sık ayrılma-barışma döngüleri ve yoğun duygusal dalgalanmalar sık görülür. Kişi hem terk edilmekten hem de fazla yakınlaşmaktan korktuğu için ilişkilerde huzur bulmakta zorlanır.
Bilimsel temeli
Bu örüntü, araştırmacılar Mary Main ve Judith Solomon’un çalışmalarıyla tanımlanan “dağınık/dezorganize” bağlanmaya dayanır. Yetişkin modellerde hem yüksek bağlanma kaygısı hem de yüksek bağlanma kaçınması bir arada bulunur. Bu stil, çocukluk travması ve tutarsız-korkutucu bakım deneyimleriyle güçlü biçimde ilişkilendirilmiştir.
Korkulu-kaçıngan bağlanan kişi için ilişkiler çoğu zaman hem en büyük özlem hem de en büyük tehdit kaynağıdır. Yakınlaştıkça incinme korkusu, uzaklaştıkça yalnızlık korkusu devreye girer; bu da kişiyi sürekli bir “gel-git” içinde bırakır. Böyle anlarda tepkiler ani ve yoğun olabilir: bir gün derin bir bağlılık, ertesi gün beklenmedik bir soğuma. Bu tutarsızlık aslında içsel bir çözümsüzlüğün dışa vurumudur. Örüntüyü fark etmek, kişinin kendini kararsızlıkla suçlamak yerine altta yatan korkuyu anlamasına yardımcı olur.
Korkulu-kaçıngan bağlanmayı anlamak, kişinin çelişik tepkilerinin bir “tutarsızlık” değil, çözümsüz bir korkunun izi olduğunu görmeyi sağlar. Güvenli ilişkiler, sabırlı bir çevre ve travmaya duyarlı terapi, bu örüntünün zamanla daha güvenli bir bağlanmaya doğru onarılmasına yardımcı olabilir.
Korkulu-kaçıngan (dağınık) bağlanma, Mary Main ve Judith Solomon’un araştırmalarıyla tanımlanmış; çocukluk travması ve tutarsız bakımla ilişkilendirilmiştir.