Ana sayfa/Sözlük/Klinik Bozukluklar
Klinik BozukluklarPsikoloji sözlüğü

Kişilik Bozuklukları

Kişilik Bozuklukları, kişinin düşünme, hissetme, ilişki kurma ve dürtülerini yönetme biçimindeki kalıcı, esneklikten yoksun ve yaygın örüntülerin, kişinin yaşamında belirgin sıkıntı ya da işlev bozukluğuna yol açtığı bir ruhsal bozukluk grubudur. Bu örüntüler geçici ruh hâlleri değil, kişiliğin genel yapısına kök salmış eğilimlerdir.

Her insanın kendine özgü bir kişiliği vardır ve belirli eğilimler taşımak son derece doğaldır. Kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bu eğilimlerin katı, uyumsuz ve zaman içinde tutarlı olması; ayrıca kişinin ilişkilerine, işine ve kendilik algısına belirgin biçimde zarar vermesi gerekir. Yani mesele bir özelliğin “kötü” olması değil, esneklikten yoksun ve baş etmeyi güçleştiren biçimde katı olmasıdır.

Bilimsel temeli

Kişilik bozuklukları geleneksel olarak üç kümede ele alınır: tuhaf-eksantrik görünen küme (paranoid, şizoid gibi), dramatik-değişken küme (borderline, narsistik, histriyonik, antisosyal gibi) ve kaygılı-çekingen küme (bağımlı, çekingen, obsesif gibi). Bu tabloların gelişiminde genetik yatkınlık (mizaç) ile erken dönem yaşantıları, bağlanma örüntüleri ve travma birlikte rol oynar. Yani kişilik bozuklukları ne yalnızca “doğuştan” ne de tümüyle çevreseldir; ikisinin etkileşiminden doğar.

Günlük hayatta

Günlük yaşamda bu örüntüler; tekrarlayan ilişki sorunları, aynı türden çatışmalara sürekli düşme, duyguları düzenlemede güçlük, katı beklentiler ve esnek olamama biçiminde görülebilir. Kişi çoğu zaman sorunun tekrar ettiğini fark eder ama nedenini kavramakta zorlanır; çünkü bu örüntüler ona son derece “tanıdık” ve doğal gelir.

Bir kişilik bozukluğu tanısını gündelik dilde bir etiket ya da hakaret olarak kullanmak hem yanlış hem de damgalayıcıdır. Bu tanılar ancak kapsamlı bir uzman değerlendirmesiyle konulur ve kişiyi tanımlayan değil, üzerinde çalışılabilen bir durumu ifade eder. Doğru anlayış, hem şefkati hem de değişim umudunu besler.

Önemli bir gerçek şudur: Kişilik bozuklukları değişmez damgalar değildir. Özellikle şema terapi ve diyalektik davranış terapisi gibi yaklaşımlarla, katı örüntüler zamanla daha esnek ve sağlıklı hâle gelebilir. Bu kavramı anlamak, kendini ya da bir yakınını yargılamak yerine, davranışların ardındaki köklü ihtiyaçları görmeyi ve değişimin mümkün olduğunu fark etmeyi sağlar.

Bilimsel kaynak

Tanım ve kümeleme modern psikiyatri sınıflandırmalarına dayanır; şema terapiyi Jeffrey Young, diyalektik davranış terapisini Marsha Linehan geliştirmiştir.

Önemli

Bu tanım bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi/psikolojik tanı yerine geçmez. Tüm sözlüğe dön ↗