Kohlberg Ahlaki Gelişim Kuramı, insanların doğru ve yanlış hakkında akıl yürütme biçiminin yaşla ve olgunlukla birlikte gelişen aşamalardan geçtiğini öne süren bir kuramdır. Psikolog Lawrence Kohlberg, ahlaki gelişimi üç ana düzey ve altı evre hâlinde ele aldı; ona göre önemli olan verilen kararın kendisi değil, o kararın ardındaki muhakemedir.
Kuramın temeli
Kohlberg, katılımcılara ahlaki ikilemler (en bilineni, eşinin hayatını kurtarmak için ilaç çalması gereken “Heinz ikilemi”) sunarak nasıl akıl yürüttüklerini inceledi. Üç düzey şöyledir: Gelenek öncesi düzey (ceza ve ödüle odaklı; “yakalanır mıyım?”), geleneksel düzey (toplumsal onay ve yasalara uyum; “iyi biri olmalıyım, kurallar önemli”) ve gelenek sonrası düzey (evrensel etik ilkeler ve adalet; “yasa adaletsizse vicdan öncelikli olabilir”). Kohlberg, gelişimin bu sırayı izlediğini ama herkesin en üst evrelere ulaşamayabileceğini savundu.
Kuram önemli eleştiriler de aldı. Carol Gilligan, Kohlberg’in modelinin adalet odağını öne çıkarıp bakım ve ilişkisellik gibi ahlaki boyutları ihmal ettiğini ve örnekleminin kültürel/cinsiyet açısından sınırlı olduğunu savundu. Bu tartışmaları dürüstçe belirtmek gerekir.
Günlük hayatta
Bir çocuğun kural ihlalinden yalnızca ceza korkusuyla kaçınması gelenek öncesi düzeyi; bir yetişkinin “toplum böyle bekliyor” diye davranması geleneksel düzeyi; bir kişinin adaletsiz bir uygulamaya vicdani nedenlerle karşı çıkması ise gelenek sonrası düzeyi yansıtabilir. Aynı davranış farklı muhakemelerden doğabilir.
Kohlberg’in kuramına yöneltilen önemli bir eleştiri de, insanların söyledikleri ile gerçekte yaptıkları arasındaki farktır: birisi soyut bir ikilemde ileri düzey akıl yürütse bile, gerçek hayatta baskı altında farklı davranabilir. Ahlaki gelişim yalnızca bilişsel bir muhakeme değil; aynı zamanda empati, duygular ve içinde bulunulan bağlamla iç içedir. Yine de kuram, çocuklara ve gençlere ahlaki tartışmalar için alan açmanın gelişimlerini desteklediğini göstermesi bakımından değerini korur.
Kohlberg’in modelinin, ahlakı büyük ölçüde soyut akıl yürütmeye indirgediği ve kültürel çeşitliliği yeterince kapsamadığı yönündeki eleştiriler, kuramı zayıflatmaktan çok zenginleştirmiştir. Bugün ahlaki gelişim, muhakemenin yanında empati, duygular, sezgiler ve toplumsal bağlamla birlikte, çok boyutlu bir süreç olarak ele alınır. Kohlberg’in kuramını bilmek, ahlaki kararlarımızın altındaki değerleri ve gelişimimizi anlamamıza yardımcı olur. Kendi ahlaki muhakemenizi fark etmek, değerlerinizle daha bilinçli ve tutarlı bir hayat kurmanıza katkı sağlar.
Kuram Lawrence Kohlberg’e aittir; Carol Gilligan’ın bakım etiği eleştirisi önemli bir tartışma noktasıdır.