Akut stres bozukluğu, travmatik bir olayın hemen ardından, ilk günlerde ortaya çıkan ve genellikle bir aydan kısa süren; travmanın yeniden yaşanması, kaçınma, disosiyasyon ve aşırı uyarılmışlık belirtileriyle seyreden erken bir travma tepkisidir. TSSB'nin âdeta erken habercisi ya da geçici bir biçimi olarak düşünülebilir.
Akut stres bozukluğu, travmadan sonraki 3 gün ile 1 ay arasındaki dönemi kapsar. Belirtiler bu süre içinde geçebilir; ancak devam ederse tablo TSSB olarak değerlendirilir. Yani akut stres bozukluğu, sinir sisteminin travmayı işlemeye çalıştığı kritik bir pencereyi temsil eder.
Nasıl ortaya çıkar?
Travmatik olayın hemen ardından beyin, olağanüstü bir tehdide olağanüstü bir yanıt verir. Bu dönemde disosiyatif belirtiler (gerçekdışılık hissi, olayı hatırlayamama, kendinden kopmuşluk) sıktır ve bir tür acil koruma işlevi görür. Otonom sinir sistemi yüksek uyarılma hâlindedir; kişi kolayca irkilir, uyuyamaz, sürekli tetiktedir. Bu tepkiler o an için anormal değil, olağandışı bir olaya verilen olağan bir yanıttır.
Günlük hayatta
Bir kaza, saldırı ya da afet sonrasında kişi günlerce olayı zihninde tekrar tekrar yaşayabilir, uyuyamaz, olayı hatırlatan her şeyden kaçınabilir ve sanki bir sis içinde, gerçek dışıymış gibi hissedebilir. Günlük işlerini yürütmekte zorlanabilir. Bu belirtiler çoğu kişide zamanla ve destekle hafifler.
Akut stres bozukluğunu TSSB'den ayıran temel ölçüt zamanlamadır: akut stres bozukluğu travmadan sonraki ilk 3 gün ile 1 ay arasını kapsar; belirtiler bir aydan uzun sürerse tanı TSSB'ye dönüşür. Bu erken pencere, sinir sisteminin travmayı işlemeye çalıştığı kritik bir dönemdir. Akut stres bozukluğunda disosiyatif belirtiler (gerçekdışılık, kopukluk, olayı hatırlayamama) özellikle belirgindir ve bir tür acil koruma işlevi görür. Önemli bir gerçek, bu erken tepkilerin çoğunun anormal olmadığıdır; olağandışı bir olaya verilen olağan yanıtlardır. Her akut stres tepkisi TSSB'ye dönüşmez; birçok kişi uygun destek ve zamanla toparlanır.
Akut stres bozukluğunda erken, şefkatli destek önemlidir. Güvenliğin sağlanması, sosyal destek, dinlenme ve gerektiğinde travma odaklı erken müdahale, tablonun kalıcı TSSB'ye dönüşme olasılığını azaltabilir. Bu dönemde kişinin kendine “Bu tepkiler anormal değil” diyebilmesi bile iyileşmeye alan açar.
Akut stres bozukluğu, DSM'de tanımlı bir tanıdır; erken travma tepkileri ve TSSB'ye dönüşüm üzerine Richard Bryant gibi araştırmacılar çalışmıştır.