Ana sayfa/Sözlük/Bilişsel Çarpıtmalar & Önyargılar
Bilişsel Çarpıtmalar & ÖnyargılarPsikoloji sözlüğü

Olumluyu Yok Sayma

Olumluyu Yok Sayma, olumlu deneyimleri, başarıları veya iltifatları "önemsiz", "şans eseri" ya da "saymaz" diyerek etkisizleştirme eğilimindeki bilişsel çarpıtmadır. Bu örüntüde kişi, olumlu olanı yalnızca görmezden gelmez; onu aktif biçimde çürütüp değersizleştirir.

Kavram, bilişsel terapinin kurucusu Aaron Beck'in tanımladığı düşünce hataları arasında yer alır. Olumluyu yok sayma, zihinsel filtrelemeye yakındır; ancak farkı, olumlu bilginin yalnızca göz ardı edilmesi değil, mantıksal bir gerekçeyle geçersiz kılınmasıdır. Böylece kişi, olumsuz inançlarını sarsabilecek her kanıtı baştan etkisiz hâle getirir.

Günlük hayatta

Bir işi başarıyla tamamlayan kişinin "aslında herkes yapardı, önemli değil" demesi, iltifat alan birinin "sadece nazik olmak için söyledi" diye düşünmesi olumluyu yok saymaya örnektir. Sınavı geçen öğrencinin "sorular kolaydı, benim başarım sayılmaz" demesi de öyle. Bu tür yorumlar, olumlu deneyimlerin öz-değere dokunmasını engeller.

Ruh sağlığıyla ilişkisi

Olumluyu yok sayma, olumsuz temel inançların değişmeden sürmesine neden olur. Kişi "yetersizim" ya da "başarısızım" inancını taşıyorsa, bu inancı çürütebilecek her başarıyı geçersiz kıldığı için inanç hep ayakta kalır. Bu döngü, depresyon, düşük özgüven ve imposter sendromu gibi tablolarda özellikle belirgindir.

Bu çarpıtmayla baş etmenin yolu, olumlu deneyimleri de tıpkı olumsuzlar gibi kanıt olarak ciddiye almaktır. Bir iltifatı ya da başarıyı hemen çürütmek yerine "bu da benim bir yanım" diyerek kabul etmeye çalışmak, öz-değeri onarır. Olumlu olanı sahiplenmek bir kibir değil, dengeli ve dürüst bir öz-değerlendirmedir; bu da ruhsal iyilik hâlini güçlendirir.

Olumluyu yok sayma, özellikle olumsuz temel inançları olan kişilerde adeta bir "kalkan" gibi çalışır; bu inançları sarsabilecek her kanıtı baştan etkisiz kıldığı için, kişi ne kadar başarı elde ederse etsin kendini yetersiz hissetmeye devam eder. Bu döngüyü kırmak için olumlu deneyimleri bilinçli olarak kaydetmek ve onları "saymaz" diye geçiştirmemek gerekir. Bir başarıyı ya da iltifatı kabul etmek kibir değil, dürüst bir öz-değerlendirmedir; kendi güçlü yanlarımızı sahiplenmek, sağlam bir öz-değerin temelini oluşturur.

Bilimsel kaynak

Kavram, Aaron Beck'in bilişsel terapi geleneğine dayanır.

Önemli

Bu tanım bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi/psikolojik tanı yerine geçmez. Tüm sözlüğe dön ↗