Ana sayfa/Sözlük/Bilişsel Çarpıtmalar & Önyargılar
Bilişsel Çarpıtmalar & ÖnyargılarPsikoloji sözlüğü

Bilişsel Çarpıtmalar

Bilişsel Çarpıtmalar, gerçekliği olduğundan farklı, genellikle olumsuz biçimde yorumlamamıza yol açan sistematik düşünce hatalarıdır. Bu çarpıtmalar, otomatik ve inandırıcı görünen ama mantıksal olarak kusurlu düşünce kalıplarıdır ve duygularımızı, davranışlarımızı derinden etkiler.

Kavram, bilişsel terapinin kurucusu Aaron Beck ve akılcı-duygusal terapinin öncüsü Albert Ellis'in çalışmalarında merkezî bir yer tutar. Beck, depresyondaki kişilerin dünyayı, kendilerini ve geleceği sistematik biçimde çarpıtan bir "olumsuz bilişsel üçlü" içinde algıladığını gözlemlemiştir. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), büyük ölçüde bu çarpıtmaları fark etme ve yeniden yapılandırma üzerine kuruludur.

Yaygın türleri

Bilişsel çarpıtmaların birçok türü vardır: felaketleştirme (en kötü sonucu kesin sanmak), aşırı genelleme (tek bir olaydan geniş sonuçlar çıkarmak), ya hep ya hiç düşüncesi (her şeyi siyah-beyaz görmek), zihin okuma, etiketleme ve olumluyu yok sayma bunlardan bazılarıdır. Bu kalıplar farklı görünse de ortak bir özellik taşır: gerçekliği kanıtlardan çok duygusal bir filtreyle yorumlarlar.

Günlük hayatta

Bir sınavdan düşük not alan öğrencinin "ben tam bir başarısızım" demesi, bir mesajına geç yanıt alan kişinin "demek ki benden nefret ediyor" diye düşünmesi, günlük çarpıtmalara örnektir. Bu düşünceler o an son derece gerçek hissedilir; oysa çoğu zaman kanıtla test edildiğinde temelsiz oldukları görülür.

Bilişsel çarpıtmaları tanımak, ruh sağlığını korumanın güçlü bir aracıdır. Düşüncelerimizin otomatik gerçekler değil, sınanabilir yorumlar olduğunu fark etmek, onların üzerimizdeki gücünü azaltır. "Bu düşüncenin kanıtı ne?" ya da "başka nasıl yorumlayabilirim?" diye sormak, çarpıtılmış düşünceleri daha dengeli ve gerçekçi olanlarla değiştirmenin ilk adımıdır ve duygusal dayanıklılığı besler.

Bilişsel çarpıtmaların ortak özelliği, otomatik ve çok hızlı ortaya çıkmalarıdır; çoğu zaman onları bir "düşünce" olarak bile fark etmeyiz, doğrudan duyguyu yaşarız. Bu yüzden çarpıtmalarla çalışmanın ilk adımı, düşünceleri yakalayıp yazıya dökmektir. Bir durum karşısında hangi düşüncenin geçtiğini, hangi duyguyu tetiklediğini ve bunun hangi çarpıtmaya uyduğunu görmek, otomatik zincirin gücünü kırar. Zamanla bu, kişinin kendi zihnine dışarıdan bakabilme becerisini geliştirir ve daha dengeli bir iç sesin oluşmasına zemin hazırlar.

Bilimsel kaynak

Kavram, Aaron Beck'in bilişsel terapisi ve Albert Ellis'in akılcı-duygusal terapi geleneğine dayanır.

Önemli

Bu tanım bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi/psikolojik tanı yerine geçmez. Tüm sözlüğe dön ↗