Ana sayfa/Sözlük/Bilişsel Çarpıtmalar & Önyargılar
Bilişsel Çarpıtmalar & ÖnyargılarPsikoloji sözlüğü

Ya Hep Ya Hiç Düşüncesi

Ya Hep Ya Hiç Düşüncesi, olayları, kişileri ve kendini yalnızca iki uç kategoride, hiçbir ara tonu görmeksizin değerlendirme eğilimindeki bilişsel çarpıtmadır. Siyah-beyaz düşünme ya da ikili düşünme olarak da bilinen bu örüntüde bir şey ya kusursuzdur ya da tam bir başarısızlık; ya mükemmeldir ya da değersiz.

Kavram, bilişsel terapinin kurucusu Aaron Beck'in tanımladığı düşünce hataları arasında yer alır. Ya hep ya hiç düşüncesi, gerçekliğin çoğunlukla gri tonlardan oluştuğunu göz ardı ederek, karmaşık deneyimleri iki keskin kutba sıkıştırır. Bu da özellikle mükemmeliyetçilikle güçlü biçimde ilişkilidir.

Günlük hayatta

Diyetinde bir gün kaçamak yapan kişinin "her şeyi mahvettim, artık boş verebilirim" demesi, sunumunda tek bir cümlede takılan birinin "tamamen rezil oldum" diye düşünmesi bu çarpıtmanın örnekleridir. %90 başarı bile, %100 olmadığı için "başarısızlık" sayılır. Bu bakış, kişinin çabalarını ve ilerlemesini görmesini engeller.

Mükemmeliyetçilikle bağı

Ya hep ya hiç düşüncesi, mükemmeliyetçiliğin motorudur. "Mükemmel değilse hiçbir işe yaramaz" inancı, kişiyi hem tükenene kadar çabalamaya hem de küçük bir kusurda her şeyi bırakmaya iter. Bu örüntü aynı zamanda erteleme, düşük öz-değer ve depresif düşüncelerle de ilişkilidir; çünkü hiçbir gerçek deneyim "hep" kategorisine tam olarak sığmaz.

Bu çarpıtmayı dönüştürmenin yolu, gri tonları görünür kılmaktır. "Bu durum yüzde kaç iyi gitti?" diye sormak, keskin kutupları bir ölçek üzerine yaymayı sağlar. Kısmi başarıları ve ilerlemeyi takdir etmeyi öğrenmek, hem mükemmeliyetçi baskıyı gevşetir hem de kişinin kendine daha adil ve şefkatli davranmasına yardımcı olur.

Ya hep ya hiç düşüncesinin en yıkıcı sonuçlarından biri, ilerlemeyi görünmez kılmasıdır; kişi hedefine tam ulaşmadıysa hiç ilerlememiş gibi hisseder ve motivasyonunu yitirir. Oysa gerçek değişim neredeyse her zaman kısmi adımlarla, iniş çıkışlarla gerçekleşir. Bir hedefi yüzde olarak düşünmeyi öğrenmek, "ya sıfır ya yüz" mantığını kırar ve aradaki tüm değerli kazanımları görünür kılar. Kendine "bugün yüzde kaçını başardım?" diye sormak, hem daha adil bir öz-değerlendirme hem de sürdürülebilir bir motivasyon sağlar.

Bilimsel kaynak

Kavram, Aaron Beck'in bilişsel terapi geleneğine dayanır.

Önemli

Bu tanım bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi/psikolojik tanı yerine geçmez. Tüm sözlüğe dön ↗