Aşırı Genelleme, tek bir olumsuz olaydan yola çıkarak geniş, kapsayıcı ve genellikle abartılı sonuçlar çıkarma eğilimindeki bilişsel çarpıtmadır. Aşırı genelleme yapan kişi, bir kez yaşadığı olumsuz bir deneyimi "her zaman" ve "her yerde" tekrarlanacak bir kuralmış gibi ele alır.
Kavram, bilişsel terapinin kurucusu Aaron Beck'in tanımladığı düşünce hataları arasında yer alır. Aşırı genelleme, "her zaman", "asla", "hiç kimse" ve "herkes" gibi mutlak sözcüklerle kendini gösterir. Bu kelimeler, tek bir örneği evrensel bir gerçeğe dönüştürerek gerçekliği çarpıtır.
Günlük hayatta
Bir iş görüşmesinden olumsuz dönen kişinin "ben asla iş bulamayacağım" demesi, bir buluşması kötü geçen birinin "kimse benimle olmak istemez" diye düşünmesi, aşırı genellemenin tipik örnekleridir. Tek bir başarısızlık, kişinin kendisine ve geleceğine dair kalıcı ve genel bir yargıya dönüşür. Bu yargı, yeni denemeleri baştan anlamsız kılarak kişiyi eylemsizliğe itebilir.
Ruh sağlığıyla ilişkisi
Aşırı genelleme, özellikle depresyon ve kaygıyla yakından ilişkilidir. Tek bir olumsuz olayın kalıcı bir kadere dönüştürülmesi, umutsuzluğu besler ve öğrenilmiş çaresizliğe zemin hazırlar. Kişi, geleceğin geçmişin birebir tekrarı olacağına inandığında, değişim için çaba göstermek anlamsız görünmeye başlar.
Bu çarpıtmayla baş etmenin yolu, mutlak sözcükleri fark edip sorgulamaktan geçer. "Gerçekten her zaman mı, yoksa bu sefer mi?" diye sormak, tek bir olayı yaşamın tümüne yaymayı engeller. Deneyimleri istisna ile kural arasında ayırt etmek, hem daha gerçekçi bir bakış hem de yeni denemelere alan açan bir umut geliştirmeye yardımcı olur.
Aşırı genellemenin sinsi yanı, dile öyle doğal yerleşmesidir ki çoğu zaman abartı olduğunu fark etmeyiz. "Hiç kimse beni anlamıyor" ya da "her seferinde ben kaybediyorum" gibi cümleler, tek bir deneyimi bir yaşam kuralına dönüştürür. Bu cümlelerdeki mutlak sözcükleri fark edip "gerçekten hiç mi, gerçekten her seferinde mi?" diye sormak güçlü bir alışkanlıktır. İstisnaları hatırlamak, örneğin bizi anlayan tek bir kişiyi ya da kazandığımız bir anı, genellemenin sahte kesinliğini çözer ve umuda alan açar.
Kavram, Aaron Beck'in bilişsel terapi geleneğine dayanır.