Kendine Hizmet Eden Yanlılık, kişinin başarılarını kendi yeteneği ve çabası gibi içsel etkenlere; başarısızlıklarını ise şans, koşullar ya da başkaları gibi dışsal etkenlere bağlama eğilimidir. Bu yanlılık, öz-değeri ve olumlu benlik imgesini korumaya hizmet ettiği için bu adı almıştır.
Kavram, sosyal psikolojide atıf kuramı çerçevesinde incelenmiştir. Araştırmalar, insanların olumlu sonuçları "ben başardım", olumsuz sonuçları ise "koşullar elverişsizdi" diye yorumlamaya yatkın olduğunu tutarlı biçimde göstermiştir. Bu asimetrik atıf, benlik saygısını dış darbelerden korumaya yarayan bir tür psikolojik tampon işlevi görür.
Günlük hayatta
Sınavdan yüksek not alan öğrencinin "çok çalıştım, zekiyim" demesi, düşük not aldığında ise "sorular haksızdı, hoca kötü anlattı" demesi bu yanlılığın tipik örneğidir. İşi büyüyen bir girişimcinin bunu kendi vizyonuna, işi kötü gidince piyasaya bağlaması da öyle. Aynı örüntü, ilişkilerdeki çatışmalarda da "haklı olan hep ben, hatalı olan hep o" biçiminde belirir.
Faydalı mı, zararlı mı?
Kendine hizmet eden yanlılık, ölçülü olduğunda ruh sağlığını korur; başarısızlık karşısında motivasyonu ve öz-değeri ayakta tutar. Nitekim depresyondaki kişilerde bu yanlılığın zayıfladığı, hatta tersine döndüğü gözlenmiştir. Ancak aşırıya kaçtığında, kişinin hatalarından ders çıkarmasını ve gerçekçi bir öz-değerlendirme yapmasını engeller.
Sağlıklı denge, hem başarıları sahiplenmek hem de başarısızlıklardaki payımızı dürüstçe görebilmektir. "Bu sonuçta benim katkım gerçekten ne oldu?" diye hem iyi hem kötü durumlarda sormak, öz-değeri korurken sorumluluğu da elde tutar. Kendimize karşı hem şefkatli hem dürüst olabilmek, gerçek bir olgunluğun ve sürdürülebilir bir özgüvenin işaretidir.
Bu yanlılığın ruh sağlığıyla ilişkisi çift yönlüdür: ölçülü kullanıldığında öz-değeri korurken, aşırıya kaçtığında hatalardan öğrenmeyi engeller. İlginç biçimde, depresyondaki bazı kişilerde bu koruyucu yanlılığın zayıfladığı, hatta tersine dönerek her olumsuzluğu kişinin kendine yüklediği gözlenmiştir. Bu da sağlıklı bir öz-değerin, ne tümüyle kendini haklı çıkarmaktan ne de her şey için kendini suçlamaktan geçtiğini gösterir. Başarıları sahiplenirken başarısızlıklardaki payımızı da dürüstçe görebilmek, hem dengeli bir özgüvenin hem de gerçek olgunluğun işaretidir.
Kavram, sosyal psikolojide atıf kuramı araştırma geleneğine dayanır.