Ana sayfa/Sözlük/Bilişsel Çarpıtmalar & Önyargılar
Bilişsel Çarpıtmalar & ÖnyargılarPsikoloji sözlüğü

Temel Atıf Hatası

Temel Atıf Hatası, başkalarının davranışlarını açıklarken durumsal ve dışsal etkenleri hafife alıp, o davranışı kişinin karakterine ya da kalıcı özelliklerine bağlama eğilimidir. Kısaca, birinin yaptığını "durum böyleydi" yerine "o zaten böyle biri" diye açıklama yanlılığıdır.

Kavram, sosyal psikolojide özellikle Lee Ross'un çalışmalarıyla adlandırılmış, atıf kuramı geleneği içinde geniş biçimde incelenmiştir. İnsanların davranışların nedenlerini çıkarsarken, gözlerinin önündeki kişiye odaklanıp arka plandaki bağlamı gözden kaçırdığı tekrar tekrar gösterilmiştir. Kişi görünürdür; onu kuşatan koşullar ise çoğu zaman görünmez.

Günlük hayatta

Trafikte önümüze aniden giren sürücüyü "ne kadar saygısız biri" diye yargılamak, oysa kendimiz aynısını yaptığımızda "acelem vardı, mecburdum" demek temel atıf hatasının klasik örneğidir. Bir çalışanın geç kalmasını tembelliğine bağlarken, trafik ya da ev acili gibi olasılıkları hesaba katmamak da öyle. Karşımızdakinin içinde bulunduğu koşulları nadiren tam olarak biliriz.

Aktör-gözlemci farkı

İlginç biçimde, kendi davranışlarımızı açıklarken tam tersini yaparız: hatalarımızı genellikle koşullara bağlarız. Bu asimetri, aktör-gözlemci yanlılığı olarak bilinir. Başkasını yargılarken karakterine, kendimizi savunurken duruma odaklanırız. Bu da kişilerarası yanlış anlamaların ve haksız yargıların önemli bir kaynağıdır.

Temel atıf hatasını bilmek, empatiyi ve hoşgörüyü besler. "Bu kişinin davranışının arkasında hangi koşullar olabilir?" diye sormak, hızlı karakter yargılarını yavaşlatır. Herkesin, tıpkı bizim gibi, göremediğimiz bağlamların içinde davrandığını hatırlamak; hem daha adil ilişkiler kurmayı hem de gereksiz kırgınlıklardan kaçınmayı sağlar.

Temel atıf hatasının kültürel bir boyutu da vardır; araştırmalar, bireyci kültürlerde davranışı kişinin karakterine bağlama eğiliminin, toplulukçu kültürlere göre daha belirgin olabildiğine işaret eder. Bu da atıf yaptığımız çerçevenin, doğuştan gelen bir gerçek değil, öğrenilmiş bir alışkanlık olduğunu gösterir. Birini hızla yargıladığımızı fark ettiğimizde, "bu davranışın arkasında hangi koşullar olabilir?" diye durup sormak, empatiyi güçlendirir. Herkesin göremediğimiz bağlamların içinde davrandığını hatırlamak, hem daha adil ilişkiler hem de daha az kırgınlık getirir.

Bilimsel kaynak

Kavram, sosyal psikolojide atıf kuramı geleneğine ve Lee Ross'un çalışmalarına dayanır.

Önemli

Bu tanım bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi/psikolojik tanı yerine geçmez. Tüm sözlüğe dön ↗