Ana sayfa/Sözlük/Bilişsel Çarpıtmalar & Önyargılar
Bilişsel Çarpıtmalar & ÖnyargılarPsikoloji sözlüğü

Kişiselleştirme

Kişiselleştirme, kişinin kontrolü dışındaki olaylardan kendini gereksiz yere sorumlu tutması ya da başkalarının davranışlarını hak etmediği hâlde kendi üzerine alması eğilimindeki bilişsel çarpıtmadır. Kişiselleştirmede birey, "bu benim yüzümden oldu" ya da "bu bana yönelikti" varsayımına, yeterli kanıt olmadan atlar.

Kavram, bilişsel terapinin kurucusu Aaron Beck'in tanımladığı düşünce hataları arasında yer alır. Kişiselleştirme, olayların çok sayıda nedeni olabileceğini göz ardı ederek, sorumluluğu ya da anlamı orantısız biçimde kişinin kendisine bağlar. Bu çarpıtma, hem gereksiz suçluluk hem de gereksiz alınganlık üretir.

Günlük hayatta

Çocuğu sınıfta zorlanan bir annenin "kesin ben kötü bir anneyim" diye düşünmesi, bir arkadaşının o gün asık suratlı olmasını "bana bir şey mi yaptım?" diye kendine bağlaması kişiselleştirmeye örnektir. Oysa çocuğun zorlanmasının pek çok nedeni olabilir; arkadaşının keyifsizliği ise büyük olasılıkla kişiyle hiç ilgili değildir. Kişiselleştirme, dünyayı sürekli kendi etrafında dönüyormuş gibi yorumlar.

Ruh sağlığıyla ilişkisi

Kişiselleştirme, kronik suçluluk, kaygı ve düşük öz-değerle yakından ilişkilidir. Kişi, kontrol edemeyeceği sonuçlardan kendini sorumlu tuttukça sürekli bir yük taşır. Aynı zamanda başkalarının nötr davranışlarını kendine yönelik tehdit gibi algılamak, ilişkilerde gereksiz gerginlik ve alınganlık yaratabilir.

Bu çarpıtmayla baş etmenin yolu, bir olayın olası tüm nedenlerini gözden geçirmektir. "Bu durumun benimle ilgisi gerçekten ne kadar?" ve "başka hangi etkenler rol oynamış olabilir?" diye sormak, sorumluluğu gerçekçi biçimde dağıtır. Neyin bize ait olduğunu, neyin olmadığını ayırt etmek, hem gereksiz suçluluktan kurtulmayı hem de daha sağlıklı ilişkiler kurmayı sağlar.

Kişiselleştirmenin ilginç bir yönü, kişiyi hem gereksiz bir güç hem de gereksiz bir yük duygusuyla baş başa bırakmasıdır: sanki her şey onun elindeymiş gibi hissettirirken, aynı zamanda sürekli bir suçluluk üretir. Oysa çoğu olayın, bizim payımızın çok ötesinde sayısız nedeni vardır. Sorumluluğu gerçekçi biçimde dağıtmak için bir olayın nedenlerini bir pasta dilimi gibi düşünmek yararlıdır; kendi payımızı görürüz, ama tüm diliminin bize ait olmadığını da fark ederiz. Bu, hem huzur hem denge getirir.

Bilimsel kaynak

Kavram, Aaron Beck'in bilişsel terapi geleneğine dayanır.

Önemli

Bu tanım bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi/psikolojik tanı yerine geçmez. Tüm sözlüğe dön ↗