Ana sayfa/Sözlük/Duygudurum & Kaygı
Duygudurum & KaygıPsikoloji sözlüğü

Panik Bozukluğu

Panik bozukluğu, tekrarlayan beklenmedik panik ataklarla ve bu atakların yeniden yaşanacağına dair sürekli bir korku ya da davranış değişikliğiyle seyreden bir kaygı bozukluğudur. Burada asıl sorun tek bir atak değil, atakların tekrarı ve kişinin hayatını bu ataklar etrafında yeniden düzenlemesidir.

Panik bozukluğu olan kişi, çoğu zaman bir sonraki atağı bekleme kaygısı içinde yaşar. Buna beklenti anksiyetesi denir. Kişi kalp atışını, baş dönmesini ya da nefesindeki en küçük değişikliği yakından izler ve bunları yaklaşan bir felaketin işareti gibi yorumlar.

Nasıl ortaya çıkar?

Genellikle bir ilk panik atağın ardından, kişi bu deneyimden o kadar korkar ki bedenini sürekli tarar hâle gelir. Bu aşırı iç odaklanma, normal bedensel sinyalleri bile tehdit gibi algılatır ve yeni atakları tetikler. Zamanla kişi atak yaşadığı ya da yaşayabileceği yerlerden kaçınmaya başlar; bu kaçınma yaygınlaştığında agorafobi tabloya eklenebilir. Nörobiyolojik olarak tehdit devrelerinin aşırı duyarlılığı ve bedensel duyumlara karşı artmış hassasiyet rol oynar.

Günlük hayatta

Panik bozukluğu olan biri toplu taşımaya binmekten, tek başına dışarı çıkmaktan ya da yardımın uzak olduğu yerlerde bulunmaktan kaçınabilir. İş, sosyal yaşam ve ilişkiler bu kaçınmadan etkilenir. Kişi kendini giderek güvenli bulduğu dar bir alana hapsedebilir.

Panik bozukluğunu tek tük yaşanan panik ataklardan ayıran, atakların tekrarı ve kişinin hayatını bunların etrafında yeniden kurmasıdır. Tek bir panik atak yaşamak yaygındır ve tek başına tanı koydurmaz. Bozukluktan söz edebilmek için, tekrarlayan beklenmedik atakların ardından en az bir ay boyunca ya sürekli bir kaygı ya da belirgin bir davranış değişikliği (kaçınma) bulunması gerekir. Bu ayrım önemlidir; çünkü kişinin asıl mücadelesi genellikle atakların kendisiyle değil, “bir daha olacak mı” korkusuyladır. Bu beklenti kaygısı çoğu zaman atakların kendisinden daha çok yer kaplar ve yaşamı daraltır.

Panik bozukluğu, bilişsel davranışçı terapiye özellikle iyi yanıt veren bozukluklardan biridir; bedensel duyumlara kademeli maruz kalma ve düşünceleri yeniden değerlendirme teknikleri etkilidir. Atakların tehlikeli olmadığını deneyimleyerek öğrenmek, kişinin kendi bedeniyle ve dünyayla ilişkisini onarır.

Bilimsel kaynak

Panik bozukluğu DSM ve ICD tanı sistemlerinde tanımlanır. Bilişsel modeline ve etkili tedavisine David M. Clark ve David Barlow gibi araştırmacılar katkı sunmuştur.

Önemli

Bu tanım bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi/psikolojik tanı yerine geçmez. Tüm sözlüğe dön ↗